Geri git   HAKIKAT DAMLALARI > :: Hayat ve İnsan > Sağlık > Psikoloji

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 27-05-09, 14:15
güller - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
güller güller isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Nerden: Bu zaman imanı kurtarma zamanıdır.
Mesajlar: 12.028
Teşekkür etmiş: 8.331
5.244 konudan, toplam 8.902 Teşekkür almış
Standart ERGENLİKTE BÜYÜME, GELİŞME VE OLGUNLAŞMA

ERGENLİK DÖNEMİ
--------------------------------------------------------------------------------
Ergenlik dönemi, çocukluktan erişkinliğe geçişin yaşandığı çok önemli bir çağdır. Başlangıç ve bitiş zamanları kesin sınırlarla belirli değildir. Genellikle 10-20 yaşları arasındaki evre, ergenlik dönemi olarak kabul edilir. Bu dönemin belirgin özelliği hızlı bir büyüme ve gelişme görülmesidir.
Ergenlik belirtilerinin görülmeye başlamasında kişiler arasında 5 - 6 yıllık farklar olabilir.
Bu fark doğaldır çünkü ergenlik özelliklerinin başlamasında; çevrenin, aileden gelen kalıtsal özelliklerin ve ruhsal etkenlerin rolü vardır.

ERGENLİK ÇAĞI
ERGENLİKTE BÜYÜME, GELİŞME VE OLGUNLAŞMA
--------------------------------------------------------------------------------
Büyüme; en genel tanımıyla, bedenin fiziksel olarak irileşmesidir. Ancak yalnızca büyüyor olsaydık iri, şişman bebekler olurduk. Bedenimiz büyür, aynı zamanda "gelişme" gösterir, beyin ve sinir sistemimiz farklılaşır, beden yapımız değişir, yeni hormonal etkileşimler ortaya çıkar.
Yürüme, konuşma, kızlarda âdet görme, erkeklerde gece boşalmaları gibi devrelere geçiş ise "olgunlaşma" sonucunda olur. Olgunlaşma, kalıtsal olarak belirlenmiş hazır oluş zamanından önce ve sırası gelmeden ortaya çıkmaz. Örneğin iki aylık bir bebek, ne yapılırsa yapılsın, yürümeye başlayamaz.
"Annesi de erken konuşmuştu.", "Babası da geç yürümüştü." gibi sözleri sıklıkla duyarız. İşte bu söylenenler kalıtıma bağlı etkilerin günlük dile yansımasıdır. Belirli bir davranışın ne zaman ortaya çıkacağı, özel ve bozucu bir neden olmadığı durumda, kalıtsal olarak belirlenmiştir. Diğer bir deyişle, çeşitli davranışların ortaya çıkacağı yaşlar vardır. Bunların ortaya çıkması için ek bir çabaya ya da özel bir eğitime gerek yoktur.
Ergenlik dönemindeki gençlerin gelişiminde bireysel farklılıklar görülebilir. Bazen bir gencin bedensel gelişimi, zihinsel ve ruhsal gelişiminden geride olabilir. Bu durum, aile içi ya da arkadaş çevresinde gence küçük bir çocuk gibi davranılmasına neden olabilir. Genç de kendisini, yaşıtlarının arasında dışlanmış hissedebilir.
Bedensel olarak erken gelişen gençlerden de çok şey beklenir. Örneğin, henüz hazır olmadan, "Koca adam oldun." ya da "Koca kızsın." sözünü sıklıkla işitebilirler. Henüz yeterince olgunlaşmadıkları için yetişkinlerin beklentilerine yanıt veremezler, çünkü içleri henüz çocuktur.
Bazen beden gelişimi ile gencin hareket yeteneğindeki olgunlaşma eş zamanlı olmayabilir. Uzun boyu nedeniyle basketbol oynayan bir gencin hareketlerinde beceri eksikliği ve sakarlıklar görülebilir. Zihinsel yetenekleri ile sınıfın en başarılı öğrencilerinden olan bir öğrenci, ruhsal olgunlaşması açısından ve davranışları yönünden hâlâ çocukluk günlerinde olabilir.
Büyüme ve gelişmedeki farklılıklar her çocuğu ve genci "biricik", diğer bir deyişle "kendine özgü" kılar.
Erken ya da geç büyüme, az ya da çok gelişkin olma, gençleri iyi ya da kötü yapmaz; yalnızca farklı kılar. Bu farklılık da hem doğal hem güzeldir.

Sevgili öğrenciler, gelişmeniz arkadaşlarınıza göre gecikmiş olabilir. Bu bir eksiklik değildir ve sizde güvensizliğe neden olmamalıdır.
Gençler, uzun boylu olmak, bir an önce büyümek isterler. Ancak uzun boylu ya da gelişkin bir genç olmak kendimizi kabul ettirmenin tek koşulu değildir.
Sağlıklı bir kişilik gelişimi, olumlu olduğu kadar olumsuz yönlerinizi de bilerek, bunlarla baş etmeye çalışmanızla başlayacaktır.
Ergenlik döneminde, gelişmeniz açısından arkadaşlarınızla aranızda farklılıklar olması sizleri kaygılandırabilir. Ancak aileniz ve çevrenizdeki büyüklere sorarsanız görürsünüz ki, yakın akrabalarınız da benzer bir gelişim süreci geçirmiş ve onların da ergenlik özelliklerinin başlaması çevrelerinden farklı yaşlarda olmuştur.
Büyüme ve gelişmenin çok hızlı olduğu ergenlik döneminde beslenmeye elden geldiğince dikkat etmek, spor yapmak ve gerektiği kadar da dinlenmek, değişimi ve gelişimi olumlu yönde etkileyecek ve kolaylaştıracaktır.
Ergenler olarak yaşadığınız ya da yaşayacağınız değişimler sizi erişkinliğe hazırlayan hoş gelişmelerdir ve herkesçe yaşanır.

Ergenlik döneminin ilk yıllarında bedeninizdeki hızlı gelişmelere ayak uydurmanız zaman alabilir. Kendinizde ve arkadaşlarınızda gördüğünüz değişiklikleri merak edersiniz. Bedeninizdeki gelişme ve değişmeyi daha iyi anlayabilmek ve özümseyebilmek için de fırsat bulduğunuz her an aynanın kaşısına geçmeniz doğaldır.

ERGENLİK ÇAĞI
ERGENLİK DÖNEMİNİN ZİHİNSEL, RUHSAL VE SOSYAL ÖZELLİKLERİ
--------------------------------------------------------------------------------
Ergenlik döneminde, zihinsel düzeyiniz de hızla gelişir. Artık bir konuyla ilgili daha çok seçeneği aynı anda düşünüp, sonuca yönelik seçim yapabilirsiniz.
Bu dönemde elbette kendinize özgü fikirler de geliştiriyorsunuz. Ancak başlangıçta henüz çok yönlü düşünme yeteneğiniz oluşmadığı için, bazı fikirlere körü körüne bağlanabilir veya kuvvetle savunduğunuz görüşünüzden kısa sürede vazgeçebilirsiniz. Çünkü çok yönlü düşünme yeteneği deneyimle, eğitim ve bilgiyle kazanılır ve zenginleşir.
Ergenlik ile birlikte, soyut değerlendirme yapabilme yeteneğini de kazanırsınız. Bu yetenek size, olaylara çok yönlü bakabilme, en iyiyi tüm insanlara sunabilme, insan yaşamının değeri gibi kavramları ele alabilme olanağı sağlar.
Ergenlik dönemi, duygulardaki çeşitlilik ve iniş çıkışlarla da bilinir. Yeni duyguları tatmak, bunları uç boyutlarda yaşamak, coşku verdiği kadar yorucu da olabilmektedir. Değişime açıklık, yenilikleri deneme çabası da güzel ve geliştirici tutumlardır.
Bu dönemde sizler acımasız birer eleştirmen olur, herkes ve her şey hakkında bazen peşin yargılara da varabilirsiniz. Kendinizi başkalarının yerine koyarak onun açısından duygu ve düşünceleri anlama ve paylaşmaya çalışırsanız "eş duyum" (empati) yeteneğiniz gelişecek, bu sizi bağnazlık ve tek yönlü düşünmekten kurtaracaktır.
Ergenlik döneminin başlangıç günleri, ruhsal ve bedensel değişimlerin neler olduğunun fark edildiği ve anlaşıldığı dönemlerdir. Bunu izleyen yıllarda, artık kendinizi tanıdığınız biçimi ile çevrenizdekilere kabul ettirme çabasına gireceksiniz; bağımsızlığınızı doyasıya yaşamak en büyük uğraşınız olacak. Bu nedenle zamanınızı daha çok ev dışında geçirmeye çalışacak ve nerede olduğunuzun sorulmasını da kimliğinize yapılan bir saldırı gibi algılayabileceksiniz.
Gidilecek yerler ve dönüş saatlerinin tartışılması sancılı olabilir. Nereye gittiğinizin ve ne zaman döneceğinizin konuşulması bir denetim değil, birlikte yaşayan insanların birbirlerine saygılarının gereğidir ve aile üyelerinin birbirlerini önemsediğinin bir göstergesidir. Bu dönemde pek çok gencin, büyüklerin önerilerini kendilerine yönelik aşırı karışmalar olarak algıladıkları görülmektedir. Üşüdüğünü ve kazağını giymesi gerektiğini düşünen bir gence annesi, "Kazağını giy, üşüyeceksin." derse, genç genellikle, "Üşümüyorum." diyerek kazağını giymez. Burada önemli bir nokta gözden kaçmaktadır. Bu genç tepki göstermek adına kendi istediğini gerçekleştirememektedir. Tepkisel davranmaktan uzaklaşma, ruhsal olarak büyümenin önemli bir göstergesidir. Ergenlik döneminde kendi kararlarınızı vermek ve bir an önce özgür olmak isteyebilirsiniz. Tümüyle bağımsız olmak eğitim ve deneyim birikimiyle kazanılır. Bu nedenle bu dönemde anne, babanıza kulak vermenizde yarar vardır.
En güzeli evinize ve sevdiklerinize BAĞLILIĞINIZI sürdürerek BAĞIMSIZLIĞINIZI kazanmanızdır.
Ergenlik döneminde aile içi ilişkiler:
Ergenler, bağımsızlık istekleri doğrultusunda anne, baba ve aileledeki diğer büyükleriyle bazı tartışmalar yaşayabilir. Bu çatışmalar genellikle gündelik konulardadır; kiminle arkadaşlık edileceği, zamanın nasıl geçirileceği, ne yeneceği, ders çalışmanın nasıl olacağı gibi.

Sorunlar karşılıklı birbirini dinlemeyle, kızgınlığa ve kırgınlığa düşmeden, hoşgörü ve yapıcı tartışmayla çözülebilir.
Bazı durumlarda anne, baba ya da büyüklerinizle aranızda ciddi gerginliklerin oluşması da söz konusu olabilir. Çözüm için destek gereksinimi duyulan bu gibi durumlarda, sorunlar büyümeden ve bireyler örselenmeden, çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında çalışanlardan yardım istemek gerekir.
Ergenlik döneminde arkadaşlarla ilişkiler:
Bu yaşlarda çocukluk yıllarına göre arkadaşlarla ilişkilerin niteliğinde de önemli değişimler yaşanır. Türü ve biçimi değişse de oyunların arkadaşlarla ilişkilerde hâlâ çok önemli yeri vardır. Ancak eskiden daha çok oyun ağırlıklı olan ilişkilerde artık uzun söyleşilerin ve birlikte olmanın verdiği keyif de ortaya çıkar.

Bu yaşlarda giyim şekli, saç biçimi gibi konularda arkadaşlar gittikçe daha fazla belirleyici olur. Sizler de arkadaşlarınız gibi görünmek ve davranmak isteyebilirsiniz.
Bu yaşlarda arkadaşlarınızla ilişkiler konusunda da değişimler yaşayabilirsiniz. Ortak değişim ve sorunlar yaşadığınız, sizinle aynı cinsiyetteki kişilerle daha yakın ilişki içine girersiniz. Bu dönemin özellikle ilk yıllarında kız çocuklar kız arkadaşlarıyla, erkek çocuklar ise erkek arkadaşlarıyla daha yakın olurlar.
Kızlar az sayıda kişiyle yakın arkadaşlık kurar, her etkinliği aynı arkadaşlarla paylaşmaktan zevk alır. Erkeklerin daha çok sayıda arkadaşı olur ve değişik etkinlikleri farklı arkadaşlarla yapmaktan zevk alabilirler. Örneğin top oynamak için ayrı ya da ders çalışmak için ayrı grupları seçebilirler.
Ergenlik döneminde karşı cinsiyet (kızlar için erkekler, erkekler için kızlar), biraz uzaklaşılan ancak bir ölçüde de çekici bulunan ve merak edilen bir özellik kazanır. Genel olarak karşı cinsiyetle iyi dostlukların, arkadaşlıkların gelişmesi biraz daha ileri yaşlara (16-17) kayar. Ancak gelişimsel özelliklerde olduğu gibi, arkadaşlıklarda da önemli bireysel farklar olabilir.
Bu yaşlarda kızlarla erkeklerin arkadaşlık etmesi; yaşama hazırlanmaları, kendilerini daha iyi tanımaları, olayları olumlu algılamaları için çok yararlıdır. Cinsiyet farkı gözetmeksizin kuracağınız arkadaşlıklar sanat, spor ya da günlük etkinliklerinizi daha anlamlı kılacaktır.
Bazı kişiler kızlarla erkeklerin ancak flört ilişkisi içinde birlikte olabileceklerini düşünmektedir. Bu tür bir yaklaşım, kızlarla erkekler arasında sağlıklı dostlukların ve dayanışmanın oluşmasını engelleyebilir. Değişik bakış açılarının paylaşımı sizleri çok daha zenginleştirecek ve sosyalleştirecektir.
Sanatsal etkinlikler, çevrenizle ilişkilerinizde size çok yardımcı olacaktır. Sanat aracılığı ile diğer kişilerin duygu ve düşüncelerini paylaşabilme olanağınız artar. Sinema, tiyatro ve müzik gibi sanatsal katılımlar, gelişiminizi sağlam temele oturtmak için çok uygundur.
Başkalarına benzemeli misiniz?
Bedensel özellikleriniz, duygularınız, zekânız, hoşlandığınız şeyler, yapabildikleriniz ve yapamadıklarınızla siz "biriciksiniz, teksiniz".
Bazı yönlerden başkalarına benzer, bazı yönlerden benzemezsiniz. Arkadaşlarınız kadar hızlı koşamayabilirsiniz, ancak belki daha iyi şarkı söylüyorsunuzdur. Başkalarının hoşlandığı şey sizin için çekici olmayabilir. Kısacası siz sizsinizdir.
Biraz düşününce kendinizi tanımlamak için ne kadar çok sıfat bulabileceğinizi göreceksiniz. Bunu yaptıkça kendinizi daha fazla tanımaya başlayacaksınız. Bundan sonraki adım, sizi siz yapan özelliklerinizi geliştirmek ve bu özelliklerle barışık yaşamayı başarmaktır.

Düşünceleriniz, duygularınız ve bedeniniz sizindir.
Bedeninizi, duygu ve düşüncelerinizi geliştirmek ve korumak artık sizin görevinizdir. Bu size bir sorumluluk yüklemekle birlikte, bu sorumluluğun onurunu da vermektedir. Bu nedenle, istemediğiniz ve kendinizi rahat hissetmediğiniz biçimde size yaklaşan kişilerin durdurulması en önemli haklarınızdandır. Bunu yapan bir arkadaşınız, büyüğünüz ya da tanımadığınız bir kişi olabilir.

Böyle bir durumda hiç çekinmeden güvenebileceğiniz büyüklerinizden ve ilgililerden yardım isteyebilirsiniz.
Güzel duygularınızı ve düşüncelerinizi olduğu kadar, korku, kaygı ve öfkelerinizi de paylaşabilmeniz sizi rahatlatacaktır. Ayrıca sorunlar yaşandığında pek çok farklı çözüm yolunun bulunabileceğini de unutmayın.
Gereksinim duyduğunuzda sağlık kuruluşlarına başvurmaktan, çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında çalışanlardan yardım istemekten çekinmeyin.

ERGENLİK DÖNEMİNİN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ
--------------------------------------------------------------------------------
Bu dönemde, erkeklerde ve kızlarda çok önemli bedensel değişimler olur. Bu değişimlerin yıllara yayılması, dolayısıyla sizlere özümseme olanağı yaratması rahatlatıcıdır.
Kızlar, ergenlik dönemine erkeklerden yaklaşık iki yıl daha erken girer. Boy ve kilo artışı da erkekler ve kızlar arasında farklılık gösterir. Erkeklerde boy uzaması daha fazla olur. Bu uzama erkeklerde yılda ortalama 10 cm, kızlarda ise 8 cm kadardır.
Tüm ergenlik dönemi boyunca kızlar 18-23 cm erkekler ise 25-30 cm uzar.
Ergenlik çağındaki kızlarda; boy uzar, kilo artar, memeler belirginleşir, ağırlıklı olarak kasık bölgesinde ve koltuk altında olmak üzere bedenin diğer bölgelerinde kıllanma olur. Kas ve daha çok yağ dokusu gelişimi ile, beden hatları yeni biçimini kazanır. Saç ve derilerinde yağlanma artabilir. Bunun sonucu olarak sivilceler ve siyah noktalar oluşabilir.
Kızlarda bu döneme özgü görülen en önemli değişiklik, üreme organlarında gelişme ve ileride söz edeceğimiz her ay yumurta hücrelerinin salınması ve âdet görmenin başlamasıdır.
Ergenlik çağındaki erkeklerde; boy uzar, kilo artar, kas gücü gelişir. Ses önce çatallanır, sonra kalınlaşır, sakal ve bıyıklar çıkmaya başlar. Kasık, koltuk altı ve göğüs bölgelerinde yoğun şekilde kıllanma olur.
Üreme organları gelişir, ***** sertleşmesi ve sperm üretimi başlar. Erkeklerin de saç ve derilerinde yağlanma artabilir, sivilceler ve siyah noktalar oluşabilir.
__________________
Kur’an, gerçek iyileri,
“ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler”
ifadesiyle tarif eder.
Vefa, bir mümin özelliği, vefasızlık ise münafık özelliğidir. Peygamberimiz (sav), münafıkların özelliklerinden söz ederken onların üç özelliğini şöyle sıralar:
“Konuştuğu zaman yalan söyler. Söz verdiği zaman sözünü tutmaz. Emanete ihanet eder.”
Alıntı ile Cevapla
güller kardeşimizin mesajına 1 kişi teşekkür etmiştir.
Gülçiçek (03-11-12)
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:24 .

Designed by: vBSkinworks
Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Ad Management plugin by RedTyger